Kapadokya Uçhisar Fotoğrafı

Uçhisar Kalesi Hakkında Herşey | Kapadokya

Not . Uçhisarlılar Derneği’ne destekleri için teşekkür ederiz.

Ülkemizde yer alan ve yerli turistin olduğu kadar, dünya çapında milyonlarca turistin ilgisini çekmeyi başaran Kapadokya adeta bir masal diyarı. Aslında isim anlamı ‘Güzel Atlar Ülkesi’ olan Kapadokya’nın eşsiz manzarası, kocaman balonları, büyüsüne kapılmaktan kaçılamayan tarihi ile ziyaretçilere adeta bambaşka bir dünyanın izlerini sunuyor. Kaymaklı Yeraltı Şehri, Derin Kuyu Yeraltı Şehri,  Göreme Açık Hava Müzesi, Uçhisar Kalesi gibi birçok tarihi mekâna ve Aşk Vadisi, Zelve Vadisi ve Güvercinlik vadisi gibi eşsiz vadilere ev sahipliği eden Kapadokya, herkesin yaşaması gereken bir rüya! Bu yazımızda bu değerlerden Uçhisar Kalesi’ne değineceğim.

Yazımızda Uçhisar kalesi tarihi ve uçhisar kalesi giriş ücreti ve saatleri bilgilerine , aynı zamanda uçhisar kalesi nerededir ve nasıl gidilir gibi soruların cevaplarını ve son olarak Uçhisar’da diğer gezilecek yerleri bulabilirsiniz.

Uçhisar Kapadokya

Her yanımızın beton duvarlarla kaplandığı, yüksek gökdelenlerin ışığımızı kestiği, kasvetli ve sıradan şehir hayatını birkaç günlüğüne geride bırakıp burayı ziyaret eden misafirler, huzurun ve tarihin kokusunu içine çekiyor. Kapadokya turları hemen her şehirde hafta sonları için düzenleniyor ve henüz burayı görmediyseniz, turlar sayesinde yalnızca birkaç gününüzü ayırarak keşfedebilirsiniz. Tarihi dokusu bozulmadan konaklama imkânı sunan Kapadokya Otelleri’nde mağaradan oyma odalarda kalarak hayatınıza çok farklı bir deneyim ekleyebilir, manzaraya karşı ve tepelerde konumlanan restoranlarda geleneksel yemeklerin keyfini manzara eşliğinde sürebilirsiniz.

Yanardağlar her ne kadar ilk duyulduğunda ürkütücü ve tehlikeli bir oluşum gibi gözükse de, Kapadokya gibi eşsiz ve büyüleyici bir yerin ortaya çıkmasına olanak sağlamış. Geçmişi 60 milyon yıl öncesine dayanan Kapadokya Erciyes, Güllüdağ ve Hasandağı’nın püskürttüğü o ürkütücü lav ve küllerin zamanla maruz kaldığı rüzgâr ve yağmur nedeniyle bu haline kavuşmuş. Manzarası ve tarihi olduğu kadar oluşumu da etkileyici olan Kapadokya birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.

Uçhisar Kalesi 1. Fotoğraf

Yeraltı şehirleri, Ihlara Vadisi, Ürgüp, Göreme, Avanos gibi kesinlikle görülmesi yerlerin en başında gelen bölgelerden birisi de Uçhisar Kalesi’dir. Kırşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Nevşehir bölgesine yayılan Kapadokya bölgesinin harikalığına sahip olunabilecek en güzel yerdir.

Uçhisar Kalesi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Uçhisar Kapadokya manzarasını ayaklar altına seren, bölgenin en yüksek yerinde konumlanan bölgesidir. Kapadokya’ya gelip balon turu keyfini sürdünüz, ama manzarayı bir de karadan seyretmek isterseniz rotanızı çevirmeniz gereken yer kesinlikle meşhur kalesi olmalıdır!

M.Ö. 17. yüzyılda Roma İmparatorluğunun egemenliğine giren Kapadokya, Uçhisar Kalesi en güzel örneği olmak üzere, Hristiyan rahiplerin ve keşişlerin çalışmalarıyla manastırları, kiliseleri, hücreleri ve mahzenleri yapmıştır. Bizans Dönemi’nden bu yana ayakta kalmayı başaran yapılar savunma ve sığınma amaçlı kullanılmış.

Zaman ilerledikçe Türkler Anadolu’ya büyük topluluklar halinde gelmeye başladığında, onlar da Kapadokya’yı önemli bir merkez halinde kullanmaya devam etmişlerdir. Özellikle Uçhisar’da yoğunlaşan nüfus, Beylikler, Selçuklu ve Osmanlı Dönemi’nde yine korunma ve sığınma merkezi olarak kullanılmış. Uçhisar bölgesi 2. Beyazıt’ın döneminde hâkimiyetegeçmiş ve ilk nüfus sayımının yapıldığı 1530 yılından 1960’lı yıllara kadar Uçhisar nüfusu 3000 kişiden oluşup, yayılmaya devam etmiştir.

Zamanında Selçukluların İpek Yolu ve Perslerin Kral Yolu olarak kullandıkları ve tüm bölgeyi izlemek için en ideal yer olduğu için çok stratejik bir bölge. Yeraltı şehirlerinde olduğu gibi burada da kalenin içinde gizli yollar, odalar, mahzenler, tüneller, sığınaklar hatta mezarlar bile bulunuyor. Şehir merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunan Uçhisar Kalesi tarihi ile ne kadar önemli bir yer olduğunu ziyaretçilerine hatırlatıyor.

Yapıların da bir tükenme noktası olduğu için, elbette Uçhisar Kalesi’nin belli bölümleri de yıkılmış ancak yine de dimdik duran kısmıyla giden herkesin eski zamanlarda yaşanan zorlukların, savaşların, gizemli olayların yansıtılmasına fırsat veriyor.

Kalenin dışında bulunan merdivenlere ulaşmak için öncelikle birkaç mağara ve tünelden geçmek gerekiyor. Henüz çok yüksek basamaklarda olmasanız bile, bölgenin nasıl bir manzaraya hakim olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil! Farklı yükseklikteki yüzlerce peri bacasının yanı sıra Uçhisar Kalesi yüksekliği 1350 metre olan tepede konumlanıyor.

Uçhisar Kale Manzarası

Kale deyince hemen herkesin aklına surlarla çevrili devasa yapılar geliyor. Ancak burada ziyaretçileri karşılayan yer yer parçalanmış, delik deşik bir görünüm oluyor.

Uçhisar Kalesi giriş ücreti de oldukça uygun. Müze Kart ve İş Bankası kart sahipleri buraya ücretsiz giriş yaparken, öğrenci 3.25 TL ve tam bilet 6.50 TL’den ücretlendiriliyor. Bu verilen ücretin karşılığında geriye sadece 360 derecelik bir Kapadokya manzarasının tadını çıkarmak kalıyor!

Özellikle gün batımı saatlerinde en güzel haline kavuşan manzara için kale iki bölümden oluşuyor. Ağanın Kalesi olarak adlandırılan büyük kale ve Çavuşun Kalesi olarak adlandırılıyor. Bu kalelerden Kapadokya’nın diğer güzelliklerinin yer aldığı Göreme Milli Parkı, Avanos, Güvercinlik Vadisi, Ortahisar Kalesi ve Hasan Dağları’nı kapsayan muhteşem bir manzaraya rastlanıyor.

Uçhisar Kalesi Neredir ve Nasıl Gidilir?

Nevşehir’e İstanbul’dan 1-1,5 saatlik uçuşla gelinebiliyor. Merkezden 6-7 kilometre uzakta bulunan Uçhisar bölgesine gitmek için Nevşehir’den ilk seferi saat 07:30’da olan ve 19:00’a kadar devam eden otobüs seferleri yapılıyor. Aynı şekilde Uçhisar’dan Nevşehir’e giden otobüsler de 07:00 ve 18:30 saatleri arasında hizmet veriyor.

Toplu taşımayı tercih eden ziyaretçiler için bu otobüsler yeterli olurken, kendi aracıyla Uçhisar’a gelmek isteyen ziyaretçiler Nevşehir Havalimanı’ndan yaklaşık 1 saat 10 dakikalık yolculuk sonrasında ulaşabilirler.

Ancak Kapadokya’nın eşsiz manzarasını görmek için Uçhisar Bölgesi’ne gelmek yeterli değil. Araçtan indikten sonra kısa bir yürüme mesafesinin ardından onlarca basamağı tırmanmak gerekiyor. Elbette bu basamaklar, yukarıda karşılaşılacak manzara için hiç yük olmuyor. Kesinlikle kalenin tepesine çıkıldığında bunun değdiğini anlayacaksınız.

Uçhisar Kale Fotoğrafı

Uçhisar Otelleri

Tarihi güzellikleri ve manzarasıyla meşhur olan Uçhisar Kapadokya’da konaklama tercihinizi yapabileceğiniz butik oteller bulunuyor. Buranın eski havasına ayak uyduran şekilde dizayn edilmiş, tarihi havasını yitirmeyen binaların ev sahipliği ettiği butik oteller yapılan keyifli Kapadokya gezisinin yorgunluğunun atılabileceği huzurlu ve sakin mekanlar.

Bunların yanı sıra yine Uçhisar manzarasına karşı havuz keyfi yapabileceğiniz, ışıklandırmasıyla daha da güzelleşen manzara eşliğinde akşam yemeğinizi yiyebileceğiniz oteller de bulunuyor. Uçhisar otelleri zaten kalenin eteklerinde sıralanmış bir şekilde ziyaretçilerini bekliyor ve bozulmamış tarihi havasıyla Kapadokya’ya yakışık şekilde ağırlıyor.

Daha kısıtlı bir bütçeyle seyahat ediyorsanız butik oteller ve Uçhisar Bölgesi’ndeki oteller yerine biraz daha merkezi yerleri de seçebilirsiniz.

Uçhisar Kalesi dışında da bölgede gezilebilecek birçok başka güzellik daha bulunuyor. Bunlardan biri olan Tığraz Kalesi, bölgenin ikinci büyük kalesi. Diğer Kapadokya oluşumları gibi, bu kalenin içinde de birçok yeraltı şehri, mahzenler, geçitler bulunuyor ancak yapının devamlılığını ve ziyaretçilerin güvenliği sağlayabilmek için içerisi gezilemiyor.

Kapadokya Uçhisar Fotoğrafı

Adını üzerinde yaşayan binlerce güvercinden alan Güvercinlik Vadisi de Uçhisar Bölgesi’nde kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri oluyor. Vadideki şelale de buranın tarihi havasını oldukça güzelleştiren bir etkiye sahip şekilde ziyaretçileri büyülüyor.

Kalenin hemen kuzeyinde yer alan Cevizli, ön tarafı hediyelik dükkânları ve arka tarafları çay kahve içerek dinlenmek için tercih edilebilecek bir yer. Şapkalı peri bacalarıyla ziyaretçilerinin fotoğraflarını oldukça görkemli bir şekilde süslemeyi başarıyor. Göreme Milli Parkı da, içindeki kiliseleriyle bambaşka anıları canlandıran, eskiden saklanma alanı olarak kullanıldığı için dışarıdan çok da kolay fark edilmeyecek şekilde tasarlanmış, en gözde yerlerden biri oluyor.

Kapadokya Uçhisar’a gitmek için tercih edilebilecek en uygun mevsim sonbahar olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Yazın aşırı sıcaklarının bittiği, hafif serin havanın rahatlattığı Eylül ve Ekim ayları Kapadokya’nın güzelliklerine şahit olmak için en güzel zamanlar. Her yerin tadını çıkara çıkara gezmek için Kapadokya’ya en az 3 günün ayrılması gerekiyor.

 

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *