Kapadokya Narlıgöl

Narlıgöl Krater Gölü (Acı Göl) ve Narlıgöl Efsanesi

Narlıgöl için Ihlara Vadisi’nin devamı da desek doğru olur. Doğal güzelliği ile Niğde’de önemli bir yer olan Narlıgöl, meteor düşmesiyle de oluşmuş olabileceği söylense de tüm Kapadokya bölgesinin tek krater gölü. Kraterler yanardağların hareketlenmesiyle lavların dışarıya akın etmesi ve magmalarda oluşan çukurlarda birikip taşlaşmasıyla oluşuyor. Zamanla yağmur ve kar sularıyla dolan kraterler de, gölleri meydana getiriyor. İşte Narlıgöl de bu tanıma giren Kapadokya göllerinden biri. Ihlara Vadisi yakınlarında gizlenmiş bir cennet gibi keşfedilmeyi bekleyen Narlıgöl, volkanik kökenli olmasına ve içinde kükürt bulunmasına rağmen suyu soğuk ve tatlı. Hatta içinde sazlık alanlar ve balıklar da bulunuyor. Eski zamanlarda ‘Acı Göl’ olan adının değişmesindeki sebep de bu olsa gerek.

Kapadokya Narlıgöl

Narlıgöl Krater Gölü

Kapladığı alan yaklaşık üç bin metrekareyi bulan, rakımı ise 1371 metre olan gölün derinliği 70 – 80 metreyi buluyor. Yüksek dağlarla çevrilmiş bu doğa harikası çukurda kaldığı için hiçbir zaman kar tutmuyor ve dondurucu ayazlar görülmüyor. Kapadokya kışları soğuk olurken, Narlıgöl kışı tamamen ılıman bir iklimle geçiriyor.

Gölü ilginç yapan özelliklerden biri de yukarıdan bakıldığında kalp şeklinde görünmesi. Kıyısında dururken anlayamadığınız bu ilginç şekli, çekim yapan fotoğrafçıların dikkatiyle keşfedilmiş. Göle rağbet artınca Aksaray yönünden tırmanarak çıkılan tepeye de bir yol yapılmış. Gölün şeklini hem bu seyir tepesine tırmanarak, hem de gökyüzünde balondan izlediğinizde tam olarak görebiliyorsunuz. Fotoğrafçılar için muhteşem bir fon olan Kapadokya’nın en albümlük fotoğraflarından birini de göl ve çevresi oluşturuyor.

Gölün olduğu alanda, Narköy’ün doğu – batı yönlerinde uzanan vadi boyunca ise peribacaları ve yer altı şehirleri bulunuyor. Yeraltı şehrinin alenen belli olmasının ve neredeyse yerüstü bir şehir gibi görünmesinin sebebi, oyulduğu sert yamacın zamanla çöküp gizlediği yerleşim alanını ortaya çıkarması. Peribacalarının ise bir kısmı 2 ya da 3 katlıyken, bazıları 5 kata kadar yükselebiliyor. İçlerine oyulmuş haç planlı kiliseler Geç Bizans Dönemi’ne ait ve M.S. 10 ve 12. Yüzyıllara tarihleniyor. Vadi içinde bulunan 5 katlı kiliselerden özellikle bir tanesi giriş katındaki fresklerle ayrılıyor. Çok özenli yapılan bu freksler günümüze gelene kadar tahrip olsa da aziz, azize ve İsa tasvirleriyle göze çarpıyor.

Özellikle yaz mevsiminin gelmesiyle hareketlenen Narlıgöl’ün muhteşem manzarasına nazır bisiklet festivalleri de düzenleniyor.

Kapadokya Narlıgöl

 Narlıgöl Krater Gölü Nerede, Nasıl Gidilir?

Aksaray, Nevşehir ve Niğde’nin kesişme noktasında olan Narlıgöl, Niğde ilinin Çiftlik ilçesinde ve adını aldığı Nar Köy sınırları içinde bulunuyor. Gölün Niğde merkeze mesafesi ise 75 kilometre. Bölgeye toplu ulaşım yok fakat özel araba veya turlarla Narlıgöl ve Nar Köy’e karayolu ulaşımı oldukça kolay. Göl civarındaki termal otellere gelen servislerle de göle ulaşmanız mümkün. Gülağaç – Derinkuyu yolundan geldiğinizde yaklaşık bir kilometre içeride kalan göl, Gülağaç’a 13 kilometre, Derinkuyu’ya ise 27 kilometre uzaklıkta.

Bölgenin tarihi dokusunu keşfetmek isteyenlere önereceğimiz yol ise Niğde’nin merkezinden Yeşilburç Kasabası üzerinden ulaşım. Yeşilburç Kasabası Osmanlılar döneminde Rumların yaşadığı bir yerleşim yeri. Narlıgöl’e bu kasaba üzerinden geldiğinizde taş konaklar, kiliseler ve hamam kalıntılarıyla karşılaşacaksınız. Murtandı Kalesi, Kayırlı Yeraltı şehri, Hasanköy Kilisesi bu yolculukta görebileceğiniz tarihi eserler.

Narlıgöl Efsanesi

Kapadokya bölgesinin farklı coğrafyası ve kültürüne yön veren medeniyetlerin, ilginç gelen yaşam izlerini taşıyan efsanelerin hepsi büyüklere anlatılan masal tadında. Her bir mekanın dilden dile dolaşan birden fazla efsanesi var. Narlıgöl’de o mekanlardan biri. Duru sularının parlaklığına dalıp giderken bir yandan da dinlediğiniz efsaneyi kurguluyor ve eski zamanlara yolculuğa çıkıyorsunuz. Gölün anonim efsanelerinden biri yürek burkan cinsten.

Kapadokya Narlıgöl

Gölün olduğu bölge bir zamanlar bir köymüş. Bu köye bir gün bir dilenci gelmiş. Dilenci her kapıyı çalıp bir sadaka için yalvarsa da kimse ona sadaka vermemiş. Dilenci umudunu kesmiş gitmeye hazırlanırken önünden köyün taze gelinlerinden nur yüzlü bir kız geçmiş. Dilenciye acıyan kız avucuna ufak bir sadaka kondurmuş. Dilenci gelinin yüzüne bakıp ‘Allah Razı olsun’ demiş ve kalkıp giderken ardına dönüp kendisini takip etmesini söylemiş. Önde dilenci arkada taze gelin bu gölün olduğu yerden bir kilometre kadar uzaklaşmışlar. Gelin ardına dönüp baktığında köyün yerini artık bir gölün doldurduğunu görmüş. Üzüntüsünden ağlamaya başlayan gelinin sıcak gözyaşlarının gölde bulunan sıcak su kaynağı olduğu rivayet edilmekte.

Bir diğer Narlıgöl efsanesi ise biraz da ürperten cinsten. Bu efsaneye göre Gülağaç’a bağlı Sofular Kasabası’nda küçük yoksul bir evde birbirini çok seven bir karı koca yeni doğmuş evlatlarıyla birlikte mutlu bir yaşam sürüyormuş. Evin erkeği askere gidince genç anne yavrusuyla tek başına kalmış. Kış gelip kar, fırtına bastırdığında köyün girişinde ak sakallı yaşlı bir adam belirmiş. Yaşlı adam aç ve susuz olduğunu söyleyerek köydeki evlerden yardım istediğinde, bu genç anne dışında hiç kimse onunla ekmeğini paylaşmaya yanaşmamış. Genç kadın kıt ekmeğinden bir parçayla biraz da su getirmiş kapıya. Suyu içip ekmeği yiyen yaşlı adam ‘bebeğini al, şu tepeye çık. Çıkana kadar da ardına bakma demiş. Kadın yaşlı adamın dediğini yapmış. Bebeğini de alıp tepeye yollanmış. Tam zirvesine varacakken dayanamayıp ardına bakmasıyla göğsünden sular fışkırmaya başlamış. Akan sular ardında bıraktığı köyü sularla doldururken, bebeği ve kendisi de taşa dönüşmüş. Bu rivayetin dipnotu ise gölün her sene bir kurban istediği ve aldığı kurbanları da yedi sene sonra kıyısına fırlattığı. Ve her yeni kurban istediğinde fırtınanın ıslığına gizlenip bağırdığı…

Her iki rivayette de sadaka veren iyi kalpli kadınlara biraz adaletsiz davranılmış olsa da, gölün ıslık çalması ve kurban istemesi korkutsa da, Narlıgöl gördüğünüzde cennet diyeceğiniz yerlerden. Ihlara Vadisi’ne doğru giderken göreceğiniz yol tabelalarında ‘Krater Gölü ve Jeotermal Alanı‘ olarak geçen Narlıgöl’ün çevresinde ise jeotermal kaynakları var. Öyle ki gölün beslendiği kaynak suları bir sızıntı bulup Nar Köy’ün üç kilometre batısındaki Bekarlar Köyü’nden yüzeye çıkıyor. Çıkan suyun sıcaklığının neredeyse 60 dereceyi bulduğu fakat kirecinin da bol olduğu söyleniyor. Gölün etrafı sazlık olmasına ve ağaçlık alan olmamasına rağmen her zaman yeşil ve parlak ve bu yüzden de açılan termal otellerde hem suyun şifasından hem de muhteşem göl manzarasından yararlanabiliyorsunuz. Sodyum, kalsiyum ve bikarbonat zengini göle girmenin sedef hastalığı başta olmak üzere cilt hastalıkları ile romatizmaya iyi geldiği söyleniyor. Şifalı suyu kan akımını hızlandırıyor, ödemlerin çözülmesini sağlıyor, kalp hızını düşürüyor. Bölgenin ileriki yıllarda termal bir merkez olması planlanıyor.

Narlıgöl Çevresinde Gezilecek yerler

Kapadokya’nın tüm gizemini ve doğallığını taşıyan Ihlara Vadisi ile DerinkuyuYeraltı Şehri Narlıgöl’e en yakın önemli noktalardan.

Ihlara Vadisi

Kanyonu, ortasından akan Melendiz’i, kiliseleri, şapelleri, meyveye duran ağaçları, bitki örtüsü gibi bir çok etkileyici unsuru bir arada barındıran Ihlara Vadisi, Kapadokya’nın görülmeden dönülmeyecek yerlerinden. 100 – 120 metre derinlikte bir kanyon içine gizlenmiş, kanyonun dışı cılız bitkilerle çevriliyken, içi yemyeşil bir doğa örtüsüyle kaplanmış, dışarda iklim karasalken, içerisine Akdeniz iklimi dolup mikroklima olmuş bu doğa harikasının içinde sanat harikası diyebileceğimiz M.S. 4. Yüzyıla tarihlenen birçok kilise var. Fresklerin canlı renkleri, Hristiyanlığın sanki bir hikaye anlatırmışçasına betimlemeleri, usta mimarileri derken Ihlara Vadisi’nin düş gibi bir diyar olduğunu da eklemeden geçmeyelim.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

İnsanoğlunun elleriyle oyduğu mucize yaşam alanlarından biri Derinkuyu Yeraltı Şehri. Şu an temizlenmiş 8 katı gezilebilse de 10 veya 12 kat derinlikte olduğu düşünülüyor. Gezerken çok şaşıracağınız, bazen ‘ama bu da imkansız’ diyeceğiniz bir zeka teknolojisiyle donatılmış şehrin uzun süre dışarı çıkmadan yaşayabilmek için her türlü detayı düşünülmüş. Hava bacaları, birbirine bağlanan dar tüneller, şaraphaneler, erzak odaları, su kuyuları, tuvaletler de dahil ayrı işlevlerde bir çok mekanın bulunduğu Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin uzaylılar tarafından yapıldığını düşünenler de var.

 

YAZAR

By arzu / Author

Follow arzu
on Şub 19, 2018

Yorum Yapılmamış

Yorum Yazınız