Kayseri Gezilecek Yerler ve Önemli Noktalar

Tüccarlık itibarının yanında mantısıyla, sucuğuyla, pastırmasıyla ve nice lezzetiyle bilinen Kayseri binlerce yıllık bir tarihe sahip. Şehir özellikle Hristiyanlık dininin ilk yayılmaya başladığı ve Hristiyan olanların baskılardan korkup kaçak yaşadığı dönemlerde korunaklı bir yaşam alanı olmasıyla tarih sayfasındaki yerini almış. 1200’lü yıllarda ise Selçuklular açısından en önemli şehirlerden biri olmuş. Klasik çağlarda Tuz Gölü’nden Fırat Nehri’ne kadar uzanan Kapadokya’ya ait bölgede olan ve Erciyes Dağı’na da ev sahipliği yapan bu güzel şehrin gezilip görülecek birçok önemli noktası bulunuyor. Kapadokya turunuzda vaktinizi ayırıp bir de Kayseri’yi gezerseniz, hem mutfağı, hem doğası hem de tarihiyle başka bir dünya keşfedeceğinizden emin olabilirsiniz. 

Kayseri Nerede Nasıl Gidilir?

İç Anadolu Bölgesi’nin bir şehri olan Kayseri Nevşehir, Niğde, Yozgat, Adana, Sivas ve Kahramanmaraş gibi kalabalık bir komşu grubuna sahip. Şehir, aynı zamanda dünyanın da en eski kentlerinden biri. Eski zamanlarda İpek Yolu’nun önemli duraklarından olan şehre karayolu, havayolu ve demiryoluyla ulaşım mümkün. Uçakla kente gelmek isterseniz Kayseri Havalimanı’na birçok firmanın her gün düzenli olarak karşılıklı seferleri yapılıyor. Diğer illerden ve yurtdışından da şehre uçakla gelinebiliyor.

Kayseri karayollarının kavşak noktasında olduğu için ülkenin her yerinden ulaşım oldukça kolay. Nostaljik bir yolculuk yaparak trenle gelmek isterseniz Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu İstanbul ve Ankara’yla bağlayan tren yolu ulaşımını da değerlendirebilirsiniz. Kayseri’nin bazı büyükşehirlere mesafeleri ise şöyle;

İstanbul – Kayseri arası 767 km

Ankara – Kayseri arası 319 km

İzmir – Kayseri arası 844 km

Kayseri Kapadokya Ulaşımı

Kapadokya’ya uçakla geliyorsanız ya Nevşehir merkezde bulunan Kapadokya Havaalanı’na ya da Kayseri Havalimanı’na inmek için bilet almalısınız. Kapadokya’ya Kayseri üzerinden geldiğinizde, Kapadokya ile Kayseri Havalimanı arasındaki mesafe 100 km. Kayseri’den Nevşehir merkeze Havaş başta olmak üzere otobüs ve midibüslerle ulaşabiliyorsunuz.

Kayseri’den karayoluyla Kapadokya’ya gitmek istiyorsanız Nevşehir’e kat edeceğiniz mesafe 80 km. Bu yolculuk özel bir araçla ortalama olarak 1 saat 15 dakika sürüyor. Kayseri ile Aksaray arası ise 155 km ve aracınızla yaklaşık olarak 2 saatte ulaşıyorsunuz.

Kayseri Gezilecek Yerler

Erciyes Dağı

Kayseri’nin simgesi olan Erciyes Dağı’nın hangi mevsim olursa olsun tepesinin erimeyen karı ve dağılmayan dumanı belki de birçok medeniyet görmüş geçirmiş olmasından… 3916 metre yüksekliğiyle yeryüzüne tepeden bakan ve yüzyıllar önce büyüleyici Kapadokya coğrafyasını oluşturan Erciyes Dağı, günümüzde de popüler bir kayak merkezi olarak onlarca tesisiyle hizmet veriyor. Kayseri’ye 25 km mesafede bulunan ülkemizin en yüce dağlarından olan Erciyes’te günü birlik bile kaymak mümkün. Aralık – Nisan ayları arası ise en çok önerilen sezon.

Ali Dağı Yer Altı Şehri

Kayseri’de yerin altında neredeyse üstü kadar büyük bir şehir olduğu rivayetlerini desteklercesine 300 metre uzanan Ali Dağı Yeraltı Şehri, M.S. 3. Yüzyılda Kapadokya Krallığı döneminde Pagan, Doğu Roma zulmünden kaçmak için yapılmış. Ziyarete ise 2010 yılında açılmış. Kapadokya yeraltı şehirlerinde görülen mühendislik hünerleri burada da mevcut. Öyle ki koridorları oldukça dar olmasına ve geçerken zorlanmanıza rağmen, hava kanalları sayesinde rahat nefes alabiliyorsunuz. İçeride bulunan sarnıç yeraltı şehrinde yaşamın olduğu dönemlerde yağmur sularını toplayarak su ihtiyacını karşılamış. Sarnıç dışında ibadethanesi, şırahanesi de bulunan yeraltı şehri insanın isterse dağları bile oyabileceğini gösteren en güzel örneklerden.

Gevher Nesibe Şifahanesi (Tıp Müzesi)

Şifahane adını II. Kılıçarslan’ın kızından alıyor. Gevher Nesibe Sultan’ın verem hastalığına yakalanıp genç yaşta vefat etmesinden sonra, ağabeyi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1204 – 1206 yılları arasında inşa edilmiş. Söylenceye göre Nesibe Sultan’ın verem illetine düşmesine sebep aşkmış. Sarayın baş sipahisine aşık olan sultanın izdivacına ağabeyi izin vermemiş. Hatta baş sipahiyi savaşa göndererek ölümüne sebep olmuş. Bu acı Nesibe Sultan’ı da hayattan koparmış. Kendisiyle aynı hastalığa yakalanan başka insanların ücretsiz tedavi olabilmeleri ve hastalığa çare bulunabilmesi için bir şifahane yapılmasını ağabeyine vasiyet ederek hayata veda etmiş.

O zamandan günümüze ulaşan bazı belgelere göre hem sağlık hizmeti sunan hem de tıp eğitimi veren ve dünyanın ilk tıp merkezi olma özelliğini taşıyan bu yapı, ‘Çifte Medrese’ olarak da biliniyor. Gevher Nesibe Şifahanesi Türkler tarafından inşa edilmiş olan 11. hastane olma özelliği de taşıyor. Hizmet verdiği dönemlerde göz doktorlarından, ruh hastalıkları koğuşlarına kadar birçok birimle hizmet veren hastane, 1982 tarihinden bu yana müze olarak geziliyor.

Nesibe Sultan Türbesi’de şifahaneyi gezerken göreceğiniz en kıymetli köşelerden.

Kayseri Arkeoloji Müzesi

Köklü geçmişiyle en görmüş geçirmiş şehirlerimizden olan Kayseri’nin tarihini anlatan müze, iki katlı ve bahçeli olarak 1969 yılında hizmete girmiş. 8704 metrekarelik bir alanda tunç çağının boyalı boyasız seramik parçalarıyla mermer heykellerinden, Asur Ticaret Kolonileri döneminin çivi yazılı tabletlerine, Frig, Roma, Bizans, Helenistik dönemlere kadar bir çok tarihi eser sergileniyor. Bahçe bölümünde büyük ebatlı tarihi eserler, lahitler, heykeller, iri küpler göreceğiniz müze, ayrıca Kayseri kültürüne ait bilgiler de veriyor.

Sahabiye Medresesi

Selçuklu taş işlemeciliğinin en değerli eserlerinden biri olan Taç Kapısı ile dikkat çeken yapı, 1267 yılında Selçuklu veziri Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmış. Dikdörtgen planlı ve tek katlı olarak inşa edilmiş. Günümüzde kitapçılar çarşısı olarak gezilebilen medresenin kapısında ise yapılış tarihini ve yaptıran kişiyi zikreden Arapça bir yazı bulunuyor.

Hunat Hatun Külliyesi

Gıyaseddin Keyhüsrev kız kardeşinin vasiyeti üzerine Gevher Nesibe Hatun Şifahanesi’ni yaptırırken annesi Mahperi Hunat Hatun’da oğlu gibi bir hayır işi olarak bu külliyeyi yaptırmış. 1238 yılında Kayseri’nin merkezinde inşa edilen külliye cami, medrese, hamam ve türbe bölümlerinden oluşuyor. Dikdörtgen biçimli külliyesi etnografya müzesi olarak da kullanılmış. Caminin minaresini ise II. Abdülhamit’in yaptırdığı biliniyor ve külliyedeki merkez yapıyı da bu cami oluşturuyor.

Vakıflar Bölge Müdürlüğü bünyesindeki külliye, hediyelik eşya alışverişleri yapılabilen bir çarşı olarak da görülebiliyor.

Güpgüpoğlu Konağı

1417 – 1419 tarihleri arasında inşa edilmiş 600 yıllık bir yapı olan konak, 1998’den bu yana Etnografya Müzesi olarak hizmet vermekte. Konağın 2. katı olan müzeye ahşap korkuluklu taş merdivenlerle çıkılırken, Selçuklulardan kalma bir çok eserin sergilendiği diğer mekanların da mimarisi ilgi çekiyor. 1121 eserin sergilendiği müzede Türk İslam sikkeleri en çok dikkat çeken eserlerden.

Kapuzbaşı Şelalesi

Her mevsim coşkuyla akan Kapuzbaşı Şelaleleri, 500 metrekarelik bir alana yayılmış 7 şelaleden oluşuyor. 30 ila 76 metre yüksekten akan bu şelaleler Elif Şelalesi, Takım Şelaleleri ve Güney Şelalesi olmak üzere ayrılıyor. Şelaleler Aladağların zirvesindeki kar ve buzullarla besleniyor.

Kayseri gezilecek yerler

Sultan Sazlığı

Sultan Sazlığı Milli Parkı Kayseri’ye bağlı Yahyalı, Yeşilhisar ve Develi sınırları içinde bulunuyor. 48’i endemik olmak üzere 428 doğal bitki ve 301 kuş türüne ev sahipliği yapan sazlık bölge, doğa dostu gezginlere önerilir.

Soğanlı Harabeleri

Roma döneminden günümüze taşınan en önemli tarihi bölgelerden olan Soğanlı Harabeleri, Ürgüp ve Göreme’nin oluşumlarına benzer bir yapıda. Özellikle M.S. 4. Yüzyılda Hristiyanların kaçış noktalarından biri olan bölgede M.S. 6. ve 7. Yüzyıllarda Bizanslıların hüküm sürdüğü biliniyor. Bölge kiliselerinin sayısının yüzü geçtiği tahmin edilse de, çoğu zamana direnememiş. Günümüze gelen ve ziyaret edilebilen 15 kilisesi arasında Kubbeli Kilise, Yılanlı Kilise, Karabaş Kilisesi ve Geyikli Kilise öne çıkan eserler. Bu kiliselerin bazılarında İsa’nın hayatının tasvir edildiği ve İncil’den sahnelerin bulunduğu renkli freksler görebiliyorsunuz.

Kültepe Ören yeri

Anadolu’nun ilk yazılı belgelerinin bulunduğu ören yeri Kayseri’nin en önemli duraklarından. Tunç çağından Hitit, Frig ve Roma dönemine kadar buluntu veren bu eski yerleşim yeri ‘karum’ adlı şehir merkezinden ve 50 metrelik bir tepeden oluşmakta. Karum’da bulunan çivi yazılarından buranın önemli bir ticaret merkezi olduğunu anlaşılıyor. Kültepe Ören Yeri’ndeki tüm kalıntılar açık hava müzesi olarak gezilip görülebiliyor.

YAZAR

By arzu / Author

Follow arzu
on Ara 31, 2017

Yorum Yapılmamış

Yorum Yazınız

ATV Günbatımı Turu – 130 TL (2 Saat)

atv-turu-kapadokya

Popüler Oteller