Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi Gezi Rehberi | Aksaray Kapadokya

Güzel atlar ülkesi Kapadokya’nın ‘nerden başlasam, nasıl anlatsam’ diye kıvrandıran ve gerçekten de görmeden anlatması zor olan vadilerinden, belki de en bilineni Aksaray Ihlara Vadisi.

Vadi oluşumu asırlar önce Hasan Dağı’nın lav püskürterek volkanik bir katman oluşturmasıyla başlıyor. Gel zaman git zaman seller, rüzgarlar ve rotası vadi olan Melendiz Çayı’yla bu volkanik katman aşınmalara uğruyor. Yerin tabanı derin bir şekilde oyuluyor ve yer yer 120 metreyi bulan derinliğiyle, 14 kilometrelik uzunluğuyla kanyon görünümündeki Ihlara Vadisi oluşuyor. Jeolojik açıklaması her ne kadar kısa bir paragrafa sığsa da, tıpkı dünyanın yaratılmasındaki esrar gibi derin anlamlar barındıran bu vadinin aslında bir kıyası yok. Yarattığı etki, kimi gezginlerin üşenmeden saydığı 397 basamak merdiveni inince anlaşılıyor ki, çok eski zamanlarda burada yaşamış keşişler gibi bir daha yukarı çıkmak istemiyor insan. Yorgunluktan değil, vadinin yaydığı enerjiden, içe dolan huzurdan

Aksaray Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi

Hasan Dağı eşliğinde, bozkırdan vadinin yolu takip edilerek inildiğinde önce görünmeyen, ‘çok mu gözde büyütülmüş bir yer acaba, hani ‘Ihlara Vadisi nerede’ diye soranları sonradan yanıltan ve cennetle buluşturan bir yer Aksaray Ihlara Vadisi.

Vadi, Ihlara Köyü’nden başlayıp Selime’de son buluyor. Standart yürüyüş rotasına göre ise Selime’ye gelmeden Belisırma Köyü’nde çıkılıyor ki, bu şekilde toplam uzunluğu 14 km olan vadinin içinde ortalama 6 km yürünüyor. Melendiz Çayı’nın her iki yakası da yürüyüş için uygun, dilerseniz başladığınız noktaya da geri dönebiliyorsunuz. Eğer rotayı Belisırma Köyü’nde bitirmezseniz vadi içinden Selime’ye kadar da gidebiliyor ve yaklaşık 5 saatte vadinin tamamını yürüyebiliyorsunuz.

Ihlara Vadisi 2

Yürürken tatlı şırıltısıyla eşlik eden Melendiz Çayı’na ilk çağlarda ‘Potamus Kapadukus’ yani Kapadokya ırmağı, vadinin eski sakinlerine ise ‘dönerek akan suyun halkı’ anlamına gelen ‘Peristremma’ deniliyormuş.  Asırlardır vadinin sırdaşı olan bu küçük çay, vadi boyunca yaklaşık 30 menderes çiziyor ve vadi her ne kadar 14 km olsa da çizdiği mendereslerle 18 km’lik bir uzunluğa erişiyor. Melendiz, kuzeybatıya doğru Selime, Yaprakhisar, Belisırma köylerine uğruyor, Aksaray yakınlarında Uluırmak adını alıp Tuz Gölü’ne dökülüyor. Ihlara Vadisi’nin cılız bitkili bozkırın içinde yeşil bir vaha gibi saklanmasını sağlayan da, işte bu akarsuyun yarenliği olsa gerek. Bahar ve kış aylarında en yüksek su seviyesine ulaşan Melendiz Çayı’nın yanında, vadide şifalı su kaynakları da var. Vadinin bitiş noktasına yakın Yaprakhisar’a 3 km. mesafede bulunan Ziga Kaplıcası’nın banyo kürleri kadın hastalıklarına ve romatizmaya iyi geliyor. İçme kürünün ise karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak hastalıklarına şifa olduğu söyleniyor.

Vadi dışındaki iklim karasalken, vadi içinde Akdeniz gibi oluveriyor. Rüzgar esip sakinleşiyor, güneş yakıp terletmiyor, bitkiler çeşitlenip, zümrüt gibi yemyeşil parlayıveriyor.  Badem, ceviz, hatta şamfıstığı da dahil, bağlar, bahçeler ve bir çok bitki burada daha bir serpilerek büyüyor. Melendiz’in sesine karışan ibibiklerin konserini ve güvercinlerin, bıldırcınların kanat çırpmaları duymak da ruha iyi geliyor. Melendiz’e küçük bir çay da desek, vadide yürürken suyun içinde sazanlar, alabalıklar görebiliyorsunuz. Bölgede yaşayan gençler bu balıkları avlamakta, civarda konuşlanmış restaurantlar ise pişirmede usta.

Dik yamaçlı ve dış dünyadan derine inerek korunmuş bu gizli cennetin eski sahipleri hakkında fikir veren 105 dini yapı var Aksaray Ihlara Vadisi’nde. Hristiyanlığın ilk dönemlerinde keşiş ve rahiplerin inzivaya çekildikleri ve kendilerini Allah’a adalıkları bu sarp kayaların arası, zaman zaman da savaşlardan kaçanların sığınma yeri olmuş. Kayalara oyularak tüneller ile birbirine bağlanmış kiliseler, manastırlar, mezarlar ve barınma alanları, gez gez bitmeyen bir vadi şehir oluşturmuş. Yürürken daralan boğazlarında yeraltı kiliselerine rastlayacak kadar sürprizler de sunan vadide, daha önce yaşanan göçüklerden dolayı 105 yapıdan sadece 14 tanesi gezilebilecek kadar ayakta kalmış. Bu 14 kiliseden ise tarihlendirmesi net yapılabilen 2 Belisırma Kilisesi bulunuyor.Kayalara oyularak 3 kat inşa edilmiş çoğu kilisenin ilk katları Melendiz’in getirdiği alüvyonlarla dolduğundan 2. ve 3. katları gezilebiliyor. Hristiyan dünyası için çok önemli bir merkez olan Ihlara Vadisi’ndeki kiliselerin hikayesi ise vadi kadar derin bir tarih içeriyor ve 4. yüzyıldan başlayıp 11. Yüzyıla kadar devam ediyor. 11. Yüzyılda bölgeyi ele geçiren Selçuklular bir daha kilise yapılmasına izin vermiyor fakat daha önce yapılmış kiliselerde ibadetlerin sürmesini de engellemiyor.

Vadideki kayadan oyulmuş kiliseleri ve barınma yerlerini gezerken insanların o zamanlar burada nasıl yaşadıklarını ister istemez merak ediyorsunuz. Böyle bir doğada ve korunaklı kayaların arasında geçen hayatın dertsiz ve tasasız olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ihlara Vadisi’nde zamanında pek çok salgın hastalık yaşanmış. Çiçek hastalığından ölen rahibelerin ve çocukların saç tellerini bile muhafaza etmiş mumyaları kiliselerin mezar bölümünden Aksaray Müzesi’ne taşınmış.

Ihlara Vadisi kiliselerindeki ibadetler 1924 yılına kadar devam etmiş. Kapıları artık keşişlere kapansa bile, asırlık hikayesini sessizce anlatmak için kayalıkların ve yeşilliklerin arasında ziyaretçilerini bekliyor.

Ihlara Vadisi Nerede, Nasıl Gidilir?

Ihlara Vadisi, Hasan Dağı’nın kuzeydoğusunda kalıyor ve Aksaray ilinin Güzelyurt ilçesine bağlı Ihlara Kasabası’ndan başlıyor.

Ihlara Vadisi’nin Aksaray’a mesafesi 40, Nevşehir’e mesafesi 100, Kayseri’ye mesafesi ise 148 km. Vadiye geliş için farklı yol alternatifleri bulunuyor. Eğer kendi aracınızla gidecekseniz Aksaray – Nevşehir yolunun 11. km’sinden sonra saparak vadiye ulaşabiliyorsunuz. Bu yoldan Hasan Dağı ve Akçakent güzergahlarına girip düz bir yoldan ilerleyebilir, isterseniz tabelasını göreceğiniz Gücünkaya yolunu da kullanabilirsiniz. Gücünkaya yolu sizi Kızılkaya, Selime ve Yaprakhisar’ı dolaştırıp Ihlara Vadisi sapağına getiriyor.

Eğer otobüsle gidecekseniz günün belli saatlerinde Aksaray’dan seferler de düzenleniyor. Tur otobüsüyle vadiye gelecekseniz özel araçla veya otobüsle gelenlere göre daha şanslı olduğunuzu belirtelim. Çünkü tur otobüsleri Ihlara Köyü’nde bırakıyor, Belisırma Köyü’nden alıyor. Böylece indiğiniz merdivenleri tekrar çıkmak zorunda kalmıyorsunuz.

Ihlara Vadisi Örenyeri Telefonu : 0382 213 24 74 – 0382 212 46 88

Ihlara Vadisi Gezilecek Yerler

‘Gez gez bitmez’ dediğimiz Aksaray Ihlara Vadisi’ni anlamak ve içe sindirmek için bir gününüzü ayırsanız yeridir. Çünkü vadi için ‘tarih gördüm bitti, doğa gördüm bitti’ diyemeyecek kadar bir büyülü yolculuğa çıkacaksınız. Zaten vadi için de aynen bu tabiri kullanıyorlar ‘Kapadokya’nın büyüsü!’

Vadinin bulunduğu Aksaray, Hristiyanlığın doğuşunda çok önemli bir merkez konumundaymış. Kayserili Basilus, Nazianos’lu Gregorius gibi önemli mezhep kurucuları 4. Yüzyılda bölgeye gelmiş ve Yunan – Slav sistemli bir manastır hayatı kurmuş. Mısır ve Suriye’deki manastır hayatının tam tersine, dünyayla ilişiklerini kesmeden farklı diller konuşan insanlar arasında dinlerini yaymaya çalışmışlar. Bu hareketin ilk merkezi ise Ihlara Vadisi duraklarından Belisırma Köyü olmuş.

Latinceyi bilmeyen bölge halkına Hristiyanlığı anlatmak için, kiliselerin içleri İsa’yı, İncil’den sahneleri ve azizleri çizdikleri fresklerle döşenmiş. 14 kilometrelik vadi tabanındaki bu oluşumun izlerini taşıyan kiliselerin çok azında freksler günümüze gelene kadar canlılığını koruyabilmiş.  Fresklerde kullanılan resim tekniği ise bölgesel olarak iki kategoride sınıflandırılmış. Ihlara bölgesindeki kiliseler Kapadokya tipi olarak adlandırılırken, Belisırma civarındaki kiliseler Bizans tipi olarak değerlendirilmiş.

Ihlara Vadisi Harita

Ihlara kasabasında Bulunan Kapadokya Tipi Kiliseler :

İlk Hristiyanlık dönemindeki bu kiliselerde, fresklerdeki İncil sahneleri Kayserili Basilus ve Nazianos’lu Gregorius azizlerin anlayışlarına göre resmedilmiş. Bu kategorideki son dönem Roma etkisini taşıyan Ağaçaltı Kilisesi hariç, Mısır ve Suriye manastır hayatının doğu izlerini taşıyan oldukça uzun betimlemeler yapılmış.

Ağaçaltı Kilisesi

Ihlara Vadisi’nde gişeyi geçip merdivenlerden inince sağ tarafınızda Ağaçaltı Kilisesi’ni göreceksiniz. Vadinin girişine en yakın kilise olması, burayı vadinin en çok gezilen kilisesi yapmış. Kilisenin girişi apsis kısmının olduğu 2. Katta, asıl giriş ise toprak altında kalmış. Bir rivayete göre ana girişi belli olmadığından kiliseye eski zamanlarda ağaç dallarıyla girilirmiş, bu yüzden adı Ağaçaltı Kilisesi olarak kalmış. Bazı litaratürlerde Danyal Peygamber’in aslanlar arasında gösterildiği tahrip olmuş frekse istinaden Aziz Daniel denmiş, bazılarında ise içindeki bir yazıta dayanarak Pantanassa Kilisesi olarak da anılmış. Aslanların tasvir edildiği freksin Hristiyanlara değil de İran’a özgü olması da oldukça dikkat çekici.

Ihlara Vadisi Kilise

Kilisenin freksleri ikonoklasmus denilen karanlık döneme ve 9 – 11. Yüzyıl aralığına tarihleniyor. Üç apsisli, serbest haç planlı oyulmuş yapının haç kolları beşik tonozlarla, ana mekan ise bir kubbeyle kaplanmış.

Freskler beyaz zemin üzerine kırmızı, sarı ve gri renklerde boyanmış. Kuzeydeki haç kolu bitkisel ve geometrik ağırlıkta, kalabalık motiflerle süslenmiş. Kilisenin içindeki bir yazıda Hz. Meryem ‘göklerin kraliçesi’ olarak anılmış ve Hz. Meryem’e ait tüm sahneler ölümü ve cennete gidişi olarak ikiye ayrılmış. Girişin hemen sağındaki haç kolu ise Mısır’a Göç, Lazarus Mucizesi’ni betimler. Müjde, Doğum, Vaftiz, Vahiy, İsa’nın Göğe Yükselmesi ise diğer freks sahnelerinden.

Sümbüllü Kilise

Vadi girişinin hemen solunda kalan Sümbüllü Kilise adını bölgede yetişen sümbül çiçeklerinden almış. Kiliseye giriş dar bir pencereden olduğu için vadi içinde gezilen kiliseler arasında anısı en unutulmayan kiliseler arasında yer alıyor. Kilise aslında bir manastır kilisesi olarak tahminen 11. – 12. Yüzyıllar arasında haç planlı yapılmış. Büyük bir kaya kütlesinin içine 2 katlı olarak oyulmuş ilk katı mimari bir plan gözetilmeden mağara olarak bırakılmış. Merdivenle çıkılan ikinci kat ise 5 mekana bölünerek iki kapı, dört dikdörtgen sütun ve 3 pencere yapılmış. Düz tavanın doğu tarafına basık görünen bir kubbe oyulmuş. Üzeri beşik tonozla kapatılmış.

Ihlara Vadisi Kilise 1

Tüm Kapadokya kiliselerinde olduğu gibi Sümbüllü Kilise de frekslerle bezeli. Apsiste Mikail ve Cebrail arasında resmedilmiş Hz. Meryem, Hz. Meryem’in Ölümü, İsa’nın Doğumunun Müjdesi, İsa ve Fırında Üç Yahudi ile aziz tasvirleri önemli fresklerden.

Yılanlı Kilise

Ihlara Vadisi giriş gişelerinden geçip merdivenlerden aşağı inildiğinde solda Selime tarafında kalıyor. Bir köprüden geçip 20 metre gittiğinizde merdivenlerine ulaşıyorsunuz. Konumu nedeniyle de vadinin en çok gezilen kiliselerinde başı çekiyor. Kilisenin tam karşı yamacında ise Sümbüllü Kilise yer alıyor.

Yılanlı Kilise diğer Ihlara Vadisi kiliselerinden planı ve frekslerinin konusu ile ayrışan bir kilise. Diğer vadi kiliselerinde çoğunlukla İncil’den sahnelere yer verilmişken, Yılanlı Kilise’nin frekslerinde öteki dünyayla ilgili betimlemeler de görülüyor. Yine asıl yapım tarihi bilinmemekle beraber 9. Yüzyıl ile 12. Yüzyıl arasına tarihlendiriliyor.

Ihlara Vadisi Kilise 2

Yılanlı Kilise kolları geniş, uzun yunan haçı planıyla ve gelişmiş bir tarzda yapılmış. Kuzeyde olan asıl giriş yıkılmış, kiliseye eskiden giriş koridorunun sonunda olan bir bölgeden giriliyor. Tek apsisi sol uzun duvara oyulmuş kilisenin güneyinde bulunan dehlizden, beşik tonozla kapatılmış nartekse giriliyor. Kuzey ve güneydeki haç kolları ise, tavanında kabartma bir haç bulunan merkez mekanı çevreliyor. Narteksin kuzeyde bulunan düz tavanlı şapelin içinde keşiş mezarları bulunuyor. Kilise bilinmeyen bir sebeple yapımı tamamlanmadan bırakılmış.

Yılanlı Kilise adını batı duvarına resmedilmiş 8 yılanın saldırdığı dört günahkar çıplak kadın betimlemesinden almış. Resimler oldukça belirgin, fakat yılanların saldırdığı birinci kadının suçu kitabe tahrip olduğundan ne yazık ki anlaşılamıyor. Bazı kaynaklara göre çocuğunu terk eden bir kadın ve bu yüzden yılanlar onu her yerinden ısırıyor.  Betimlemenin devamında yılanlar ikinci kadını çocuğunu emzirmediği için göğsünden, üçüncü kadını yalan söylediği için dilinden, dördüncü kadını ise söz dinlemediği için kulağından ısırıyor. Yine aynı duvarda ‘Son Yargı’ sahnesi de yer alıyor ki, 24 aziz ve Sivas’lı 40 Şehit Portresi de oldukça önem taşıyor.

Diğer freks betimlemeleri ise Kudüs’e Giriş, Lazarus’un Diriltilmesi, Hz. Meryem’in ailesi Yohakim ve Anna ile Meryem’in ölümü, gömülmesini de kapsayan sahneler içeriyor. Azizler; Zekeriya, İlyas, Davud ve Süleyman peygamberler yanında, Hz. İsa’nın çocukluğundan başlayan ve İncil’de anlatılanları yansıtan freksler oldukça fazla.

Kokar Kilisesi

Vadinin 9. Yüzyıla tarihlenen en eski kiliselerinden Kokar Kilisesi’nin, 11. Yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı düşünülen freskleri günümüze kadar korunarak gelmeyi başarmış. Haç planlı kiliseye yıkılmış fresklerle kaplı apsisinden girilebiliyor. Tek nefli, tek katlı, beşik tonozlu olarak inşa edilen kilise, Bizans döneminde içe doğru daha da oyularak genişletilmiş. İçinde iki adet mezar odası bulunuyor ve bu odaların süslemeleri kırmızı boyayla yapılması açısından bir ilk olmuş.

Ihlara Vadisi Kilise 3

Kilise frekslerinde en hakim renk olarak ise gri kullanılmış. İşlenen konular oldukça geniş tutulmuş. Kilisenin orta mekanındaki tonoza ise Hz. İsa’ya vurgu yapan büyük bir haç resmedilmiş. Haçın içindeki kare çerçevede üçlü kutsama işareti olan ‘el sembolü’ kullanılmış ve çevresi geometrik şekillerle bezenmiş. Kilise fresklerinde tasvir edilen sahneler; Son Akşam Yemeği, İsa’nın Doğum Müjdesi, Vaftiz, Üç Müneccim, Çarmıha Gerilme, Göğe Yükselme, Mahşer Günü, Mısır’a Kaçış, Havarilerin Görevleri, Kudüs’e gidiş. Sahnelerde konu bütünlüğü gözetilmiş ve bir hikaye izler gibi resmedilmiş.

Pürenliseki Kilisesi

10 – 12. Yüzyıl arasında yapıldığı düşünülen kilise, adını vadide yetişen püren otlarından almış. Vadide bulunan Kokar Kilisesi’nin kuzeyinde kalıyor. Kayalara oyulmuş 4 bölümden ve beşik tonozla örtülmüş 2 neften oluşuyor. Giriş salona açılırken, salondan ise diğer bölümlere geçiliyor. Kilisenin kuzey nefinin batısındaki narteks zeminde ayrıca mezar odaları da mevcut. İlkel bir tarzı ve karanlık renklerde freksleri olmasına rağmen frekslerindeki betimlemeler oldukça önem taşıyor. Narteksin güneyinde ‘Sivaslı Kırk Şehitler ve Deesis’, batısında ise ‘Son Yargı’ sahneleri bulunuyor.

Ihlara Vadisi Kilise 4

Güneydeki nefte, apsis kubbede Peygamberin Kehaneti, alta doğru şeritlerde ise yanında piskoposlarla Hz. Meryem, peygamber tasvirleri, Müjde, Su Deneyi, Ziyaret, Beytüllahim’e Seyahat, Üç Müneccim ve Çobanların Tapınmaları, Son Akşam Yemeği, Kudüs’e Giriş, Kadınlar Boş Mezarda, Doğum, İsa’nın Cehenneme Girmesi, İhanet, İsa’nın Yakalanışı, İsa’nın Göğe Yükselişi, Çarmıha Gerilmesi ve Gömülmesi gibi sahneler, batı duvarında ise Daniel Arslanlar Arasında ve aziz betimlemeleri izleniyor.

Eğritaş Kilisesi

Ihlara Vadisi’nin en eski yapılarından biri olan Eğritaş Kilisesi, 9. Yüzyıl sonunda 10. Yüzyılın başında ve ikonoklastik dönem öncesi yapılmış. En öne çıkan özelliği ise vadinin en büyük tapınaklarından ve mezarlıklarından biri olması. Kilisenin Hz. Meryem’e ithafen yapıldığı doğu duvarındaki iki kitabeden anlaşılıyor. Tek nefli ve beşik tonuzlu olan tapınağın batısında kiliseyi mezarlarla bağlayan ayrı bir mekan inşa edilmiş fakat bu mekan günümüze gelene kadar bir bölümü yıkılmış. İki katlı olarak yapılmış kilisenin alt katında cenaze törenlerinin yapıldığı alan ise bu mekanla mezarlıklara bağlanmış.  İsa Siklusu oldukça geniş tutulmuş. İki katın arasındaki ahşap zemin ise zamana direnememiş ve çökmüş.

Ihlara Vadisi Kilise 5

Kilisedeki en dikkat çekici frekslerde İncil’deki anlatımlardan esinlenerek iki melek ve altı piskoposun arasında bakire Meryem tasvir edilmiş. İki Melek Arasında Oturan Hz. İsa, Kudüs’e Giriş, Vaftiz, Yusuf Peygamberin Düşü, Mısır’a Kaçış, Havarilerden ST. Pierre’nin İsa’yı İnkarı ve ayaklarının yıkandığı sahneler de görülmeye değer!

Belisırma Köyü’nde Bulunan Bizans Tipi Kiliseler

Ihlara Kasabası’na yakın kiliselerden farklı olarak Belisırma’da hem mimarileriyle hem de freks betimlemeleriyle Bizans’ı yansıtan kiliseler var. Belisırma kiliselerinden ikisinin tarihi net olarak biliniyor. Bu kiliseler 976 – 1025 yılları arasında yapılan Direkli Kilise ve 1283 – 1295 yılları arasında yapılan Saint Georgeus (Kırkdamaltı) Kilisesi.

Direkli Kilise

Aslında bir manastır olarak yapılmış Direkli Kilise, 6 direk üzerine oturtulmuş merkezi kubbe mimarisinden dolayı bu adı almış. Bizans’a ait kitabelerin az olduğu Ihlara Vadisi’nde, içinde o dönemi yansıtan Latince kitabesi olması açısından önem taşıyor. Yapıldığı tarih ile bağışçı Isaak’ın adı yine bu kitabede yazıyor. Kapalı Yunan haçı şeklinde, üç apsis ve tek kubbeden oluşuyor. Girişi kuzeyden olan kilisenin içindeki kapıdan geçilip, keşiş mezarlarına ve kilise mensuplarının odalarına ulaşılıyor. Kilisenin kitabesi ise ana apsis ve kuzey apsise yapılmış.

Ihlara Vadisi Kilise 6

Direkli Kilise’nin günümüzde tahrip olmuş resimlerinin 2 ressam tarafından farklı dönemlerde yapıldığı düşünülüyor. Sütunlarındaki ikişer sıra Freskler oldukça tahrip olmuş fakat Hz. İsa, havariler ve azizlerle ilgili sahneler ayırt edilebiliyor.

Saint Georgeus (Kırkdamaltı) Kilisesi

Ihlara Vadisi içinde Belisırma Köyü’ne 1 km uzaklıkta ve vadiye en tepeden bakan kilise. Yapıldığı tarih olan 1283 – 1295 ve adandığı Aziz Geogre’nin adı kilisenin tüm çevresini dolanan Latince kitabesinde yazıyor. Kilisenin frekslerinde İncil anlatımlarının yanında Selçuklu Sultanı II. Mesut’ta tasvir edilmiş. Bu tasvir II. Mesut’un kilisenin yapımına verdiği desteği de kanıtlar nitelikte ve kiliseyi daha da önemli kılıyor.

Ihlara Vadisi 4

Kilise bazilikal planlı ve tek nefli olarak kuzey girişli yapılmış. Altında ise altı mezar odası yer almakta. Kilisenin içini dolduran duvar resimlerinde ise Hz. İsa’nın Göğe Yükselişi, Çarmıha Gerilişi, İsa’nın Değişimi, azizler ve bağışçılar tasvir edilmiş.

Karagedik Kilisesi

Ihlara Vadisi’nde 11. Yüzyıl  Geç Bizans üslubunu yansıtan taşlarla örülmüş büyük bir kilise Karagedik Kilisesi. Belisırma’nın eski Rumları kiliseye Saint Ermolaos adını da takmış. Dik bir kayaya yaslanmış ve üstü otlarla kaplı bir tepede sanki bir daire içindeymişçesine inşa edilmiş. Yaslandığı kayalardan düşen parçalarla oldukça zarar görmüş, çatısı ve kuzey duvarı haricinde neredeyse tüm yapı yıkılmış. Kilisenin mimarisi kapalı Yunan haçı şeklinde yapılmış. Yapının yıkılmadan önceki halinde ana mekan dört paye üzerinde yükselen bir kubbeye sahipmiş ve diğer mekanlar da beşik tonozlarla örtülüymüş.

Ihlara Vadisi 5

Yapının duvarlarında az da olsa kalan frekslerde Saint George’nin şehit edilmesini betimleyen izler kalmış. Saint George Kralın Huzurunda, İşkence Çarhı gibi tasvirlerin yanında Elizabeth’in Takibi, Prothesis’te Zekeriya’nın Öldürülmesi, , Salome’nin Vaftizci Yahya’nın Başını Yıkaması gibi sahneler de izlenmekte.

Ala Kilise

Belisırma Köyü’nün kuzeyinde, vadinin ise doğu yamacında kalan Ala Kilise tek kubbeli olarak haç planlı inşa edilmiş. Yapıldığı tarih olan 11. Yüzyıl başları, Hristiyanlığın kabul edildiği ve serbest hale geldiği dönemlere rastlıyor.

Ihlara Vadisi Harabe

Kayalara oyulmuş Ala Kilise’nin dış cephesi işlenmiş ve düzgünleştirilmiş. Yapıya bağlı bölümlerden biri zamanla aydınlatma için bezir yağı üreten bir bezirhaneye dönüştürülmüş. İçindeki freskler ise büyük oranda tahrip olmuş, hikayesi çözülebilen bazı freskler bezirhanenin etkisinden olsa gerek isten kararmış. Bu freskler Ziyaret, Anastasis, Doğum, Son Akşam Yemeği, Kudüs’e Giriş, Fırında Üç Yahudi Genci ve azizlerin tasvirlerini içeriyor.

Bezirhane Kilisesi

Ala Kilise’nin hemen yanında, eski güzelliğini günümüze taşıyamamış ve tahrip olmuş Ihlara Vadisi kiliselerinden biri Bezirhane Kilisesi. Kilisenin girişi kemerli olarak, tek nefli, düz tavanlı ve uzunlamasına dikdörtgen bir planda yapılmış.

Ihlara Vadisi Kilise 7

Adı üstünde bezir yağı üretmek için kullanılan kilisenin, kaynatılan Zeyrek ve Izgın otlarının isiyle 12. Ve 13. Yüzyılda yapıldığı sanılan fresklerinin tasvirleri günümüze net gelememiş. Buna rağmen tavan ve duvarlarda  Vaftiz, Üç İbrani Genci, Metamorfosis, Deesis, Azizler yer yer izlenebilmekte.

Bahattin Samanlığı Kilisesi

Ihlara Vadisi’nde yürürken Belisırma Köyü’ne geldiğinizde Melendiz’in batı yakasında Bahattin Samanlığı Kilisesi’ni göreceksiniz. Kilisenin freksleri 10. Yüzyıl sonları, 11. Yüzyıl başlarında yapılmış ve günümüze iyi korunarak gelmiş.

Ihlara Vadisi 5

Kilise, adını eski zamanlarda Belisırma’da yaşayan ve burayı samanlık olarak kullanan Bahattin adında bir köylüden almış. Dikdörtgen planlı, tek apsisli ve tek nefli olarak inşa edilen bu küçük kilisenin güney duvarında Zekeriya Peygamberin öldürülmesi, Yusuf’un Rüyası, Ziyaret ve Su Deneyi, İsa’nın Çarmıha Gerilmesi gibi İncil’den sahneler tasvir edilmiş.

Batkın Kilisesi (Açıkel Ağa Kilisesi)

Vadinin 8. Yüzyıla tarihlendirilen bu eski kilisesinden günümüze sadece bir kalıntı gelebilmiş. Belisırma’ya batıdan ilerlerken yol üzerinde bir manzara terası çıkacak karşınıza. Kilise bu manzara terasını taşıyan kaya bloğun altında kalıyor.

Ihlara Vadisi’nde Daha Neler Var?

Ihlara Vadisi boyunca Selime’ye kadar yürüdüğünüzde Yaprakhisar Köyü’nde iki kiliseyle daha karşılaşacaksınız. Bu kiliseler vadinin doğu yakasına düşüyor ve köyden vadiye giren yol üzerinde köprünün sağ ve sol köşelerinde kalıyor. Sağ köşede kalan kilise ikonoklast tasvirler göreceğiniz Davullu Güvercinliği Kilisesi; sol köşede kalan ise 11. Yüzyıla tarihlenen Koyunağılı Kilisesi.

Selime’ye geldiğinizde ise vadi çıkışında Kale Manastır Kilisesi karşılayacak sizi. Kale Manastır Kilisesi Kapadokya’nın en büyük dini yapılarından ve Bizans sanatının duayenlerinden. 8. Yüzyıl ile 14. Yüzyıl aralığında olgunluk dönemini yaşamış ve Ortodokslar için hala büyük önem taşıyor. Fresklerinde İsa’nın Göğe Çıkışı, Hz. Meryem ve Müjde sahneleri var.

Ihlara Vadisi Kilise 8

Ihlara Vadisi boyunca yapacağınız yürüyüşte Melendiz Çayı üzerinde ev tarzı barakalarla karşılaşacaksınız. Karnınızı doyurmak ya da bir şeyler içmek için vadi çıkışını beklemeden durup bir soluklanın. ‘Kapadokya’nın büyüsü’ Ihlara Vadisi’nin oyulmuş kayalarındaki yaşamları hayallerinizde kurgulayın. Kiliselerin dışından vadiyi bol bol fotoğraflayın çünkü kiliselerin içinde flaşlar zarar verdiği için fotoğraf çekmek yasak.

Ihlara Vadisi 6

Su gibi akıp giden zamanda hoş bir seda kalsın yaşadığınız an, Kapadokya’nın unutulmazları arasına Ihlara Vadisi’ni de yazın.

Ihlara Vadisi Giriş Ücreti 2017

Ihlara Vadisi Giriş Ücreti 2017 20 TL. Eğer Müzekartınız varsa bir yıl içinde 2 kez, Plus Müzekart (Müzekart+) sahibiyseniz sınırsız ziyaret edebilirsiniz.

Ziyaret Sezonları :

Nisan-Ekim (Yaz saatleri)
07:00 – 19:30

Kasım-Mart (Kış saatleri)
08:00 – 17:00

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın belirlediği, Müze ve Ören yerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre; Müze ve ören yerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *