göreme-acık-hava-muzesi-5-motif

Göreme Açık Hava Müzesi Göreme Örenyeri | Kapadokya

Kapadokya’nın ilim ve düşünce üssü, binlerce yıl manastır hayatının hüküm sürdüğü en özel yerlerinden biri Göreme Açık Hava Müzesi. Vadinin hikayesi M.S. 4. Yüzyılda, İlk Hristiyanlık dönemlerinde başlamış. Kayseri Piskoposu Aziz Basil’in bölgeye gelerek öğretilerini yaymaya, öğrenci yetiştirmeye başlamasıyla manastır hayatı vadiye hakim olmuş. Göreme Örenyeri diye de anılan bölge, 13. Yüzyıla kadar eğitim, öğretim sisteminin merkezi olmayı sürdürmüş.

Göreme Açık Hava Müzesi hakkında bilgi

göreme-acık-hava-muzesi-1

Neredeyse her kaya bloğunun oyularak ibadet, yaşam ve öğreti alanlarına dönüştürüldüğü, her alanında kutsallığın sanatla birleştiği bu vadi 1985 yılında Unesco Dünya Mirası Listesi’ne girmiş.

Kapadokya’ya gelip de görmeden gitmenin eksik bırakacağı, Aziz Basil’in ilham kaynağı, gelmiş geçmiş binlerce keşişin düşüncelerini kayalara kazıdığı Göreme Açık Hava Müzesi’nin içinde, gezilesi görülesi onlarca manastır kilise ve şapel bulunuyor.  Kiliselerin boyama teknikleri ise yapıldığı döneme göre farklılıklar gösteriyor. Vadide yaşamın başladığı İlk Hristiyanlık dönemindeki geometrik desenli boyamalar, daha geç tarihlerde yerini dinsel içerikli boyamalara bırakıyor. Çoğunlukla Hazreti İsa’nın ve İncil’in hikayelerini anlatan freskler ise, hala o dönemlerin kokusu geçmemiş, renklerinin feri sönmemiş, ‘bir zamanlar bizler de yaşadık’ diyen enerjisi tükenmemiş halde ziyaretçilerini bekliyor.

Göreme Açık Hava Müzesi Nerededir & Giriş Ücreti

Göreme Açıkhava Müzesi nerededir, nasıl gidilir sorusuna ‘Aziz Basil’in ilhamını izleyerek!’ cevabı çok yakışacak olsa da Göreme Örenyeri Nevşehir’e 13 km, Göreme’ye 2 km, Ortahisar ve Çavuşin’e 3 km uzaklıkta bulunuyor.  Göreme Açık Hava Müzesi’ne Ürgüp üzerinden gelecekseniz mesafe 6 km ve Ortahisar kavşağını geçtikten sonra ışıklardan sağa dönerek ulaşabiliyorsunuz.

Göreme Açık Hava Müzesi’nin tam karşısında Kılıçlar Vadisi var. Araçla gelen ziyaretçiler için büyük bir otoparkı da mevcut.

Göreme Açık Hava Müzesi 2017 giriş ücreti 30 TL. Eğer Müzekartınız varsa bir yıl içinde 2 kez, Plus Müzekart (Müzekart+) sahibiyseniz sınırsız ziyaret edebilirsiniz. İş Bankası kredi kartınızı da Müzekart yerine kullanabilirsiniz.

Ziyaret Sezonları :

Nisan-Ekim (Yaz saatleri – her gün)
08:00 – 19:00

Kasım-Mart (Kış saatleri – her gün)
08:00 – 17:00

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın belirlediği, Müze ve Ören yerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre; Müze ve ören yerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır.

E-posta  : iktm50@kulturturizm.gov.tr
Tel  : 0384 213 42 60

Göreme Açık Hava Müzesi Kiliseleri

Asırlarca farklı ırkları, farklı dilleri bir çatı gibi birleştiren Göreme Açık Hava Müzesi’nin dinsel sanat tarihi açısından farklı bir önemi var. Yemekhaneler etrafına dizilmiş küçüklü büyüklü kiliseler çok büyük bir manastır kompleksini oluşturuyor. Göreme Açık Hava Müzesi’nde 11 tane yemekhane ve gezilebilen kiliseler dışında, her an çökme tehlikesi olmasından dolayı girişi demir parmaklıklarla kapatılmış 18 kilise daha bulunuyor.

Göreme Açık Hava Müzesi’nde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Azize Katerina Şapeli, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise ziyarete açık olarak gezilebiliyor. Bu kiliseler mimarilerine ve devirlerine göre ‘Sütunlu Kiliseler’ ve ‘Yılanlı Kiliseler’ olmak üzere 2 kategoriye ayrılmış. Sütunlu kiliseler bütünsellik içeren duvar resimlerinin olduğu Karanlık Kilise, Elmalı Kilise ve Çarıklı Kilise’yi kapsıyor. Birbirinden bağımsız, mantık sırası gözetmeyen, hikaye anlatmayan duvar resimlerinin olduğu Rahibeler Manastırı, Yılanlı Kilise, Azize Barbara ve Azize Katherina şapelleri ise Yılanlı Kiliselere örnek gösteriliyor.

Rahibeler ve Rahipler Manastırı

Göreme Açık Hava Müzesi’nin girişinde solda yer alan kayalara oyulmuş 7 katlı Rahibeler Manastırı’nın sadece iki katı gezilebiliyor. Manastırın katları arasında tünellerle bağlantılar yapılmış. Tehlikeli durumlarda tünellerin ağızlarını kapatabilmek için ise sürgü taşları kullanılmış. İlk katta yemekhane ve mutfak gibi alanlarla birkaç oda görülebiliyorken, ikinci katta ise yıkık bir şapel bulunuyor. Üçüncü kattaki 3 apsisli kiliseye giriş güvenli olmadığından ziyarete kapatılmış. Kilisenin kaya üzerine doğrudan yapılmış ve yanlarına kırmızı bezemeler işlenmiş İsa’yı tasvir eden bir freksi var.

Rahibeler Manastırı’nın karşısında bulunan ve toplamda 4 kat olan Rahipler Manastırı’nın ise erozyon nedeniyle katları arasındaki bağlantılar kapanmış, sadece giriş katındaki birkaç oda ziyarete açılabilmiş. Manastırın adı Kızlar ve Erkekler Manastırı olarak da anılıyor. 11. Yüzyıla tarihlenen manastırda dini eğitim alan öğrenciler, öğretileri yaymak için farklı bölgelere dağılır ve halka Hristiyanlığı anlatırlarmış.

Aziz Basil Şapeli

Küçük ve mezar eklentileriyle yapılan, genellikle önemli kişilere adanan kiliselere şapel deniyor. Göreme Açık Hava Müzesi’nin girişinde yer alan Aziz Basil’e adanmış şapel ise, yine 11. Yüzyıl eserlerinden. Kilisenin ana bölümünden kolonlarla ayrılmış Narteks kısmında önemli kişilerin mezarları yer alıyor. Nefi dikdörtgen şeklinde ve beşik tonozlu olan şapelin 3 apsisi var. Ana apsiste  Hazreti İsa, Çocuk İsa ve Meryem, kuzeydeki duvarda at üstündeki Aziz Theodore, güneydeki duvarda ise ejderle savaşan atlı Aziz George, Aziz Demetrius ve azizelerin tasvirleri bulunuyor.

göreme-acık-hava-muzesi-3

Elmalı Kilise

Kızlar Manastırı’nı geçince girişin sağında yer alan, Göreme Açık Hava Müzesi’nin en önemli, en görülesi kiliselerinden Elmalı Kilise. Kiliseyi özel kılan ise mimarisi ve eşsiz süslemeleri. Haç planlı kilise üç apsisli, dört sütunlu ve 9 kubbeli olarak inşa edilmiş. Kubbelerin her biri farklı dini öğretilerin simgesi olmuş.  1990’lı yıllarda restore edilen kilisenin boyamaları aslına uygun olarak tekrar boyanmış, rengi kaybolan fresklere ise dokunulmamış. Kilise 11. Yüzyıl ortalarıyla 12. Yüzyılın başlarına tarihlendiriliyor. Kiliseye kuzeyden açılan bir tünelle girilebiliyor olsa da asıl giriş güneyden.

göreme-acık-hava-muzesi-2-kilise

Elmalı Kilise adını ana apsis önündeki kubbede bulunan bir tasvirden almış. Bu tasvirde elinde elmaya benzer bir nesne tutan Mikail resmedilmiş. Diğer tasvirler ise hem Hristiyanların hem de Yahudilerin ritüellerini içeriyor ki, İncil ve Tevrat sahneleri gerçekten görülmeye değer.  Kilisedeki ilk süslemeler direkt duvara resmedilmiş ve kırmızı boyayla işlenmiş geometrik şekillerle, haçlardan oluşuyor. Tarihler boyunca doğanın koruduğu bu sanat eserinin duvarlarındaki insan eseri tahribat ise, kilise çıkışında insanın içini burkmuyor değil.

Azize Barbara Şapeli (Elmalı Kaya Kilisesi)

Elmalı Kilise’nin olduğu kayalığın arkasında bulunan şapel 11. Yüzyılda yapılmış. Babasının Hristiyan olduğu için öldürdüğü ve şehit kabul edilip azizeliğe yükselen Mısırlı Barbara’ya adanmış. Duvarlarındaki süslemelerde hiç insan tasviri olmayan şapel, kırmızı aşı boyasından geometrik desenlerle, mitolojik hayvan tasvirleriyle bezenmiş. Yine duvarda dua olduğu düşünülen bir kitabe yer alıyor. Haç şeklindeki planda, haçın kuzey, güney ile batı kolları beşik tonozlu inşa edilmiş. Merkezi kubbede ise büyük bir Hazreti İsa portresi bulunuyor.

Yılanlı Kilise

Bir rivayete göre Yılanlı Kilise’nin giriş kapısı üzerindeki damayı andıran kare şekiller, İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra mallarını paylaşmak isteyen Romalı askerlerin bir kura yöntemi olmuş. Her karenin içinde İsa’nın mallarından biri yazıyor ve askerlerin uzaktan fırlattığı taş hangi kareye gelirse asker o malı alıyormuş. Küçük kilisede yarım kalan mimarinin sebebi ise yapımı esnasında bir azizin ya da azizenin ölmesinin uğursuzluk getirdiğine inanılmasından olmuş.

göreme-acık-hava-muzesi-4-motif

Yılanlı Kilise ününü Mısır çöllerinde keşiş olarak dolaşan Aziz Onuphrus’un fresklerdeki uzun sakalıyla bir erkek, göğüsleriyle bir kadın olarak tasvir edilmesinden alırken, adını da Aziz George ile savaşan yeşil ejderhanın yılana benzetildiği tasvirden almış.

Tamamlanmadan bırakılan Yılanlı Kilise’nin planı dikdörtgen ve beşik tonozlu olarak inşa edilmiş. Güney kısmındaki mezarların olduğu ek mekanın tavanı ise düz bırakılmış. Kiliseye kuzeyden giriliyor ve girişin tam karşısında, yanında kilisenin banisiyle sol elinde İncil taşıyan İsa tasviri görülüyor. Tonozun doğu kısmında azizlerin, batısında ise önünde bir palmiye ağacıyla uzun saçlı, çıplak bedenli Aziz Onuphrius’un tasviri yer alıyor.

Kilisenin tarihlendirildiği dönem ise 11. Yüzyıl.

Kiler, Mutfak, Yemekhane bölümleri

Yılanlı Kilise’den sonra Karanlık Kilise’ye geçerken arada ardı ardına dizilmiş 3 yapıyla karşılaşılıyor. İlk yapı erzakların saklandığı oyuklardan oluşan kiler. Aradaki yapı ise mutfak olarak yapılmış ve kayalara oyulmuş bir tandırı bulunuyor. Üçüncü ve son yapı ortalama 50 kişinin beraber yemek yiyebileceği, taştan sıra ve masalardan oluşan bir yemekhane. Yemekhanenin sağ tarafında ise bir şırahane yer alıyor.

Karanlık Kilise

İçine sadece küçücük bir pencereden ışık giren ama yine de kapkaranlık bir kilise. Karanlığın yaptığı en büyük iyilik ise içindeki boyalamaların, tasvirlerin tahrip olmadan günümüze kadar gelebilmesi olmuş. Kiliseye merdivenli bir geçitten girilebiliyor. Restorasyondan sonra çekiciliği artan ve neredeyse 3 boyutlu gibi görünen duvar resimlerinde ise sadece Hristiyanlık değil, Yahudilik ve Tevrat’la ilgili tasvirlerde bulunuyor. Ana kubbede yer alan Hazreti İsa’nın üç parmağını birleştirmiş büyük tasviri baba-oğul-kutsal ruh üçlemesini simgeliyor. Kiliseyi görenler bu tasvirleri ‘anlatılmaz yaşanır’ ya da ‘muhteşemden de öte’  diye tanımlıyorlar. Kiliseye girebilmek için Göreme Açık Hava Müzesi giriş biletinin yanında ayrı bir bilet almak gerekiyor ve hatırlatalım ki Müzekart bu kilisenin girişinde geçmiyor. Diğer mekanlardan farklı bir muamele görmesinin sebebi ise kalabalık izdihamı yaşanan kilisenin ziyaretçi sayısını bir nebze olsun azaltmak. Fakat bu uygulama gizemini daha çok artırmış olmalı ki, kimse Karanlık Kilise’yi görmeden Göreme Açık Hava Müzesi’nden ayrılmıyor.

göreme-acık-hava-muzesi-5-motif

Karanlık Kilise, biri büyük ikisi küçük üç kubbeye sahip ve 4 kolonlu olarak inşa edilmiş. 1950’lere kadar güvercin beslemek için kullanıldığından restore edilirken frekslerin üzerindeki pislikleri temizlemek tam 14 yıl sürmüş. Kilise tıpkı Yılanlı Kilise gibi 11. Yüzyıla tarihleniyor ve Kapadokya’nın en iyi korunan, en gizemli kilisesi unvanını elinde bulunduruyor.

Azize Katherina Şapeli

İçinde 11 mezarın bulunduğu serbest haç planlı, merkezi kubbeli şapeli, Anna isminde Hristiyan bir bağışçının yaptırdığı tahmin ediliyor. Rivayete göre Azize Katherina Hazreti İsa’yı rüyasında gören ve uyandığında onun yüzüğünü parmağında takılı bulan Mısırlı bir keşişmiş. Anna, Azize Katherina’ya saygısından bu şapeli yaptırmış. Şapelde haç mimarinin kolları beşik tonozlu olarak yapılmış ve figürler sadece kutsal bölüm olarak adlandırılan naos kısmında kullanılmış. Pandantif denilen kubbe köşeleri ise geometrik kabartmalarla süslenmiş. İncil’den alınma sahnelerle, aziz tasvirlerinin sıklıkla kullanıldığı şapel 11. Yüzyıla tarihlendiriliyor ve Karanlık Kilise ile Çarıklı Kilise arasında bulunuyor.

Çarıklı Kilise

Çarıklı Kilise 12. Yüzyıl sonu, 13. Yüzyıl başına tarihleniyor ve Karanlık Kilise’yle aynı kaya kütlesinde yer alıyor. Elmalı ve Karanlık Kilise’yle benzerlikler göstermesine rağmen, Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini ve çarmıhtan alınışını tasvir eden sahneler farklılıklar gösteriyor. Kilisede bulunan frekslerde her figürün uzun ve büyük resmedilmesi de kiliseyi kendine has kılan özelliklerden.

Çarıklı Kilise adını, kilisenin hemen girişinde bulunan Hazreti İsa’nın göğe yükselişini tasvir eden freksin altındaki ayak izlerinden ve oldukça güzel işlenmiş çarıklı ayak betimlemelerinden almış. Bu freks aynı zamanda Kudüs’teki ‘Göğe Yükseliş Kilisesi’ndeki freksle de benzeşiyor.

Kilisede iki ana sütun bulunurken, diğer sütunlar duvarların köşelerinde paye olarak şekillendirilmiş. Çapraz tonozlu, dört kubbeli ve 3 apsisli olarak inşa edilmiş. Ana kubbede Hristiyanlığın Ortodoks mezhebinde sıklıkla kullanılan Pantokrator yani bilinmeyene bakan, başı hareli  ‘Evrenin Efendisi İsa’ resmedilmiştir ki, bu tarzın Ayasofya kubbesinde de kullanıldığı rivayet edilir. Ayrıca aynı kubbede melek büstleri de resmedilmiştir. Kilisenin Güney apsisinde Melek Mikael; kuzey apsisinde Meryem ve Çocuk İsa; ana apsiste ise Deesis tasvirleri bulunuyor. Hazreti İsa’nın yaşamını işleyen siklus, Hazreti İbrahim’i konu alan Tevrat sahneleri en iyi korunmuş tasvirlerden.

Frekslerde işlenen diğer konular ise Kudüs’e giriş, değişim, kadınlar boş mezarda, üç müneccim, ihanet, vaftiz, azizler ve Yeni Ahit’ten sahneler içeriyor. Kilisenin altında Hazreti İsa ve Havarilerin Romalı askerlere yakalanmadan önce yediği son akşam yemeğinin resimlendiği bir yemekhane de bulunuyor.

Tokalı Kilise

Tokalı Kilise, Göreme Açık Hava Müzesi’nin dışında kalmasına rağmen müze biletiyle ziyaret edilebilen bölgenin hem en büyük, hem de en eski kaya kilisesi.  10. Yüzyılda yapıldığı sanılan kilise eski, eski kilise altındaki kilise, yeni kilise ve şapel olarak 4 bölüme ayrılmış. Eski kilise tek nefli, beşik tonozlu olarak inşa edilmiş, yapıya yeni kilise eklenirken apsisi yıkılmış. Yeni kilise eklentisi yine beşik tonozlu olarak enlemesine dikdörtgen planda yapılmış. Sahneler tonoz üzerine ve duvarların tepelerine işlenmiş. Hazreti İsa’nın yaşamından kesitler sunan siklus, tonoz üzerinde sağ kanattan sol kanata doğru hikaye anlatırcasına bir sıralamayla panellere ayrılmış. Kilisenin apsis bölümünde resmedilen büyük bir kürenin tokaya benzetilmesi de kilisenin adının ‘Tokalı’ olarak anılmasına sebep olmuş. Yine apsis bölümünün sol tarafında cennette tanrının tahtını taşıdığına inanılan çok kollu Erubin ve Kerubin meleklerinin resmedildiği sahnede tarihler boyunca ilginçliğini korumuş sahnelerden.

göreme-acık-hava-muzesi-6

Tokalı Kilise’yi İster Göreme Örenyeri’ne girmeden, isterseniz örenyerini gezdikten sonra içinize sindire sindire gezmenizi öneririz. Çünkü bölgenin en güzel Meryem Ana freksini burada görecek, kendinizi sanki dini bir belgesel izler yada Vatikan’ın en ünlü şapellerinde gezer gibi hissedeceksiniz. Bizans sanatının tüm inceliklerini barındıran Tokalı Kilise’de, Zekeriya peygamberin öldürülmesi, Hazreti İsa ve Vaftizci Yahya’nın buluşması, kör adamın iyileşmesi, Hazreti İsa’nın göğe yükselmesi, cehenneme inişi gibi sahneler mükemmel bir biçimde işlenmiş. Kırmızı ve mavi renklerin hakim olduğu Tokalı Kilise süslemelerinde diğer kiliselerde görmediğiniz koyu mavi renk boyamalara da rastlayacaksınız.

Göreme Açık Hava Müzesi kiliselerinde amaç öğreti ve ibadet olsa da, her birine sanki farklı mistik rüzgarların esintisi değmiş, devirden devire götüren apayrı duraklar haline getirmiş. Göreme Açık Hava Müzesi’ni gezerken İlham perileri mi, hikaye anlatan keşişler mi bilinmez ama omzunuza hep biri dokunuyormuş gibi hissedeceksiniz.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *